28 Aralık 2012 Cuma

Bilgi Felsefesi



SINAV ÖNCESİ BİLGİ FELSEFESİ ÜNİTESİNE AİT BİLGİLERİMİZİ YİNELEYELİM

1-İnsan bilgisinin yapısını, imkanını, kaynağını, ölçütlerini, sınırlarını ve değerini inceleyen felsefe dalı; EPİSTEMOLOJİ                                                                                                                                                                        
2-Bilgi Felsefesinin Temel soruları;

*Doğru bilgi mümkün müdür?

*Bilgi doğrudan doğruya aklın ürünü müdür?

*Bilgi gerçeği verebilir mi?

*Bilginin sınırları nelerdir?


3-Doğru bilginin mümkün olmadığını savunan görüşler;                                                                        
SOFİSTLER(Bilgi kişiye göredir. ‘’İnsan her şeyin ölçüsüdür.’’ ) VE SEPTİKLER(Bilgi, doğruyu, gerçeği bize veremez çünkü her bilginin hem doğruluğu hem de yanlışlığı aynı şekilde sağlam kanıtlarla ortaya konabilir. Bu nedenle nesnelerin özüne ilişkin her türlü yargıdan kaçınmak gerekir.)

4-Bilginin mümkün olduğunu savunanlar;

DOGMATİKLER


5-Bilginin kaynağı konusundaki farklı görüşler;(Akımların Türkçe karşılıklarını bularak bilgi konusundaki görüşlerini kısaca yazın )

a-RASYONALİZM

Sokrates-Platon-Aristoteles-Farabi-Descartes-Hegel

b-EMPİRİZM

John Locke-Dawid Hume

c-KRİTİSİZM

Kant

d-ENTÜİSYONİZM

Gazali- H.Bergson

e-POZİTİVİZM

A.Comte

f-ANALİTİK FELSEFE

Ludwig Wittgenstein

g-PRAGMATİZM

W.James-Pierce

h-FENOMENOLOJİ

Edmund Husserl


6-Aşağıdaki görüşleri filozoflarla eşleştirin.

1-      L.Wittgenstein  2-Bergson  3-A.Comte  4- Locke  5-Descartes  6-Sokrates  7-Farabi

8- Aristoteles  9- Kant  10- Platon  11-Hegel


a-Bilginin oluşumunda aklın yanı sıra duyuların da rolü olduğunu savunan, aklı faal ve pasif akıl diye ayıran, Platon’un idealar teorisine karşı çıkan rasyonalist filozoftur.(…..)


b-Bilgi konusunda sezgi ve zeka ayrımı yapar. Sezgiyi metafiziğin zekayı bilimlerin temeline koyar. Sezgi gerçekliğin bilgisinin doğrudan kavranılmasıdır. (….)


c-Bilgide hem deney hem de akıldan gelen unsurlar olduğunu, deneyden bilginin malzemesinin geldiğini aklın da doğuştan getirdiği ve tüm insanlarda var olan kategoriler sayesinde bu malzemeye biçim vererek bilgiyi oluşturduğunu savunur.(….)


d-Ona göre bilgi olgusal olanla sınırlıdır. Deney dünyası içinde bulunmayan veya hakkında deney aracılığıyla bilgi sahibi olmayacağımız her türlü varlık ve konu yararsızdır. İnsan zihninin Teolojik-Metafizik-Pozitif dönem olmak üzere 3 aşamadan geçtiğini öne sürer.(….)


e-Ona göre bilgilerimiz doğuştandır. Öğretmen öğrencisine bir şey öğretmez, doğuştan onda olan bilgileri hatırlatır.(….)


f-Bilginin duyu, akıl nazar olmak üzere üç kaynağı olduğunu öne sürer. İlk iki yeti doğrudan bilgiyi, nazar ise dolaylı bilgiyi verir. Çünkü aklın kendisinde yaratılıştan bilme yetisi ve bilgi vardır. Akıl varlıkları nazar ise Tanrı ve bunun gibi kavramları bilmemizi sağlar.(….)


g- Doğru bilginin kaynağı akıldır. Geçerli bilgilere ulaşabilmek için her şeyden şüphe ederek yola çıkar. Önce kendi varlığını sonra dış dünyanın gerçekliğini oradan da Tanrı’nın varlığını ispatlar. ’’Düşünüyorum o halde varım’’ sözü ona aittir.(….)


h-Bilgi kuramını idealar teorisiyle temellendirir. Gerçek, ezeli, ebedi, değişmez varlıkların yer aldığı ideaların bilgisine ancak akılla ulaşabiliriz der. İdeaların bilgisi EPİSTEME fenomenlerin bilgisine de DOXA der.(….)


ı-Aklın yasalarıyla doğanın yasalarının aynı olduğunu, deney ve gözleme hiç başvurmadan salt düşünme(akıl) yoluyla evren hakkında her türlü bilgiye ulaşılabileceğini savunur. Ona göre yaşamın temelinde değişme ve çelişme vardır. Her şey karşıtını içinde taşır. Tez antitezi getirir.(…)


i-Dilin sınırları düşüncenin ve bilginin sınırlarıdır. Önermeleri anlamlı ve anlamsız(metafizik) olarak ayırır. Öne sürülen bir önermenin dil analizi yapılamıyorsa o önerme anlamsız ve boştur.(…..)


j-Ona göre doğuştan zihnimizde hiçbir bilgi yoktur. İnsan zihni doğarken ‘’boş bir levha’’dır. Bütün bilgilerimizin kaynağını duyumlar ve deneyimler oluşturur.(….)


7-Bilginin kaynağı konusunda verilen bilgilerin hangi akıma ait olduğunu bulun;


a-Felsefenin görevini mantıksal dil çözümlemeleriyle sınırlar………

b-Akılcılığa tepki olarak doğmuştur……………..

c-Bilim modeli fiziktir………………..

d-Bilginin kaynağının akıl ve deney olduğunu reddeder, onun yerine gerçeğe ulaşma yolu olarak sezgiyi seçerler………………..

e-Her türlü bilginin kaynağı, duyumlar ve deneyimlerdir………….

f-Temel bazı doğrular ve ilkeler doğuştandır…………….

g-Bilginin mükemmel örneği matematiktir………………..

h-Bilginin kaynağı deney ve gözlem sonucu elde edilen olgulara dayanır………………..

ı-Bu görüşe göre doğru olan faydalıdır, faydalı olan da doğrudur……………..

i-Nesnelerin özünün bilinebileceğini savunur……………

j-Bilmek hatırlamaktır…………..

k-Akla hiç başvurmadan sadece duyumlarımızla dış dünyanın bilgisine ulaşabiliriz………….


SOKRATES


 Bir gün bir tanıdığı büyük filozof Sokrates’e rastladı ve dedi ki “Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?” “Bir dakika bekle” diye cevap verdi Sokrates. Bana bir şey söylemeden önce küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna “Üçlü filtre testi” deniyor. Üçlü Filtre?… “Doğru” diye devam etti Sokrates. Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce bir süre durup söyleyeceklerini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir.

Birinci filtre ‘Gerçek Filtresi’: Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçeği yansıttığından emin misin?” “Hayır,” dedi bir süre duraklayan adam… “Aslında bunu sadece duydum ve…”

“Tamam,” dedi Sokrates. “Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun.

Şimdi ikinci filtreyi deneyelim; ‘İyilik Filtresi’. Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?”

“Hayır, tam tersi…” “Öyleyse,” diye devam etti Sokrates. “Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.

‘İşe Yararlılık Filtresi’. Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?” “Hayır, gerçekten pek işine yaramayabilir…” “İyi,” dedi Sokrates derin bir nefesin ardından. “Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı bir şey de değilse bana niye söyleyesin ki?”

Bu, Sokrates’in iyi bir filozof sayılmasından önce, aklı ile büyük itibar, saygı görmesinin sebebiydi. Aklı ile kendini ve dostlarını toplumsal travmalardan korumasını bildiği gibi, bu konuda örnek bir eğitmendi de…

Kaynak : Felsefe Anekdotları